|
Aycan Özkan: Anlatan yemin billah doğru olduğunu söylüyor!
Gençten bir adam ilçelerden birine yerleşir. Ancak kaldığı yerde sıcak su olmadığından sorar soruşturur, genele açık bir hamamın yerini öğrenip gider. İçeri girip şöyle bir bakınır. Ortalıkta kimseyi görmez. (Bilenler bilir; hamama giriş bölümünde soyunma yeri vardır. Gelenler orada soyunurlar. Kıyafetlerini askılara asıp, değerli eşyalarını kutucuklara koyup anahtarlarını bileklerine takarlar ve hamamın banyo yapılacak bölümüne girerler) Zaten askılıklarda asılmış kıyafetlerde yok. Herhalde ben erken geldim diyerek bir yer seçip soyunur. Değerli eşyalarını bir kutucuğa koyar, yıkanmaya gider. |
|
Bihterin Okan: Saat 1. Sabaha doğru yürüyen akrebin ilk saat başı. Dışarıdan gelen maytap sesleri nispeten azaldı. Kızım aradı az önce, gençliğin o yüce coşkusu ile yeni yılımı kutladı, hayatının yeni bir dönemine hazırlık yapma heyecanı içerisinde Avrupa'nın bir kentinde coşku ile karşılıyor gelen yılı. |
|
|
Bihterin OKAN: Gündemin ana konusu Fransa'nın Soykırımı İnkar Yasası'nı parlamentosundan geçirmesinin ardından, beklenen esip gürlemeler anında yeri göğü kapladı. Kendine müslüman olmayı alışkanlık haline getirmiş devlet ve iktidarı, Fransa'ya karşı ekonomik yaptırım uygulamasından tutun da, baba Sarkoyz'nin Cezayir katliamına katılmış lejyonerliğine kadar oyun arkadaşlarının kirli çamaşırlarını bir anda ortaya döken sümüklü arsız çocuklara benzer tavırlarla, değer anlayışlarının ne kadar biçare olduğunu bir kez daha gösterdi. |
|
|
Tamer Çağlayan: Hannover dönüşünde telefonla konuştuğum Taner haberi veriverdi hemen: “Tanilli göçmüs!“
Televizyon kanallarından birinde alt yazı geçtiğini söyledi. O an hemen Cumhuriyet gazetesinin internet sayfasına girdim. Server Tanilli’nin haberini duyurmuşlar..
|
|
|
AYCAN ÖZKAN: Gün vedaya hazırlanıp yerini akşama bırakırken, balkonda oturan adama hüzün çöktü. Akşamın her gelişinde benzer duygulanım olurdu aslında. Nedensiz mi? Yaşamından süzülüp gelen acıların toplamı mı? Bilinmez. |
|
Aycan Özkan: Telefon acı acı çaldı(telefon niye acı çalar bilmem) Telefondaki ses, kendini tanıtıp çoğul konuştu; biz bağımsız sosyalistler platformu olarak, ilimizin sosyalist bağımsız adayını desteklemek üzere bir araya geldik. Senin de aramızda bulunmanı istiyoruz.
|
|
|
NURİ BEYAZ: « 1978’in Ocak ayıydı, bir grup Akademili arkadaş bizim evden çıktık.
Çakmak Caddesi var Adana’da, uzun, merkezi, çok kalabalık bir caddedir, orada karşımızdan gelen bıyıkları aşağı sarkık üç faşist tip pis pis bakarak bana doğru geldiler, ben huylandım tabii, bana bakarak geçtiler, tanımıyorum ama tipleri belli, dört beş metre geçtiler, durdular, döndüler, ben de döndüm, silah çektiler. |
|
|
BU CUMARTESİ 5 Kasım 2011’de
Paris Kürt Enstitüsü’nde
saat 16’dan itibaren,
Adil Okay İle Geçerken
başlıklı yeni kitabımın (Ütopya Yayınevi, Ankara, 2011) |
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 18 Toplam: 162 |